Bugün 26 Haziran 2011 pazar ve saat 03:31.
7 yıldan beri yolunda gitmeyen işler her zamanki gibi bir karmaşaya doğru gidiyor. güzel insan barış abinin sağladığı olanak ile şu an rahat bir ortamda karmaşık kafa ile bu yazıya başlıyorum. çok özele girip zaten sevmediğim meseleleri yazıp daha fazla deşifre olup okuyanlara da ifşa olmak istemiyorum ama bu yazıyı yazma sebebimin başlıca nedeni şu an önemli kararlar almanın şafağında olma durumumdur. büyük...
Kartlar yeniden karıldığında iyi ile kötü yeniden göz göze gelir. Sen bilmesen de içlerindeki hırsı, iyi ile kötünün tek ortak noktasıdır. Kazanını belirlemez hiç bir zaman masaya ilk oturmak. Masadan son kalkmak zaferin mükafatıdır. Ortaya konulan her pul değildir kazanılan. Esas kazanılan hırsın doymak bilmeden yiyeceği kazanma hazzıdır. Öyle ki bir parmakla ağıza çalmakla fitili ateşlemiş olman değil, çatlayana kadar iliklerinde hissetmendir bolca konulan buzdan kaselerde...
Hayat sana hiç bir zaman...
Hiç kolay bir yolum olmadı aslında. Ne kısa yoldan hedefe varabildim ne de olması gereken ve tüm detayları ile kalıplaşan bir fikri yerine getirebildim. 'İnançlı insanlarız' tabi. İmtihan diye bir olgumuz var. Yaratıcı bize bahşettiği o büyük büyük nimetleri-değerleri 'kolay yoldan' vermeyeceğini de söylemiş. Aslında herşey bir noktada kurşunu yiyince tekrar ayağa kalkmak. Ama öyle bir hale gelmişiz ki bizim çevremizde kurşunu yiyince ayağa kalkmak 'ayıplanır!' olmuş. Bir düzene girmişiz...